OVA KÖYÜ
Cennet Vatanımın
Cennet Köşesi
    
Kdz. Ereğli

 

 

 

 


Ova, Zonguldak ilinin Ereğli ilçesine bağlı bir köydür.

Zonguldak iline 65 km, Ereğli ilçesine 20 km uzaklıktadır.

KÖYÜN YARISI 1994 YILIDA BARAJ ALTINDA KALMIŞTIR.

Mustafa Oktay'ın hazırladığı Zonguldak ili hakkında
ilçe-belde-köy bilgileri için tıklayınız.

Mustafa Oktay'ın hazırladığı Kdz.Ereğli'nin mahalle ve köyleri için tıklayınız.

OKULU

Ova Erdemir İlköğretim Okulu, ilk defa 1955-1956 Eğitim Öğretim yılında Azizbey Mahallesinde yapılmış olan iki derslikli ve bitişik lojmanlı binasında eğitim öğretime başlamıştır. Ova köyü İlkokulu olarak açılan okulun Azizbey  mahallesinde  yapılmasının amacı Ova köyü ve Yazıcılar Köyü öğrencilerine öğretim yapmak içindir.

       Ova Köyü İlkokulu 1967 yılına kadar bu binada eğitim öğretime devam ettikten sonra 1967-1968 eğitim- öğretim yılında Ova Köyü merkezine yapılan bir derslikli ve bir lojmanlı binasına taşınmıştır. Bu okula 1983 yılında ek derslik ve 1988 yılında ikinci bir lojman yapılmıştır.

       Ova Köyü İlkokulu  yukarıda belirtilen binada eğitim öğretimine devam ederken, Ova Köyüne yapılan Erdemir Kızılcapınar Barajı nedeniyle istimlak sahası içerisinde kaldığından  17 Kasım 1993 günü baraj sularına terk edilmiştir. 1993 'ten 1996'ya kadar eğitim öğretimini geçici binalarda sürdüren Ova Köyü İlkokulu, 1996-1997 eğitim öğretim yılında 3 derslikli ve bitişik lojmanlı  OVA ERDEMİR İLKÖĞRETİM OKULU adındaki yeni binasına taşınmış ve halen eğitim öğretimini bu binada sürdürmektedir.

ZONGULDAK TARİHÇESİ

Zonguldak Batı Karadeniz Bölgesi’nde Karadeniz kıyısında, İstanbul’un yaklaşık 360 km. doğusunda, Ankara’nın 270 km. kuzeyinde, dağlık, engebeli, yeşili çok renkli ve bol olan, Türkiye'nin tek koklaşabilir taşkömürünün üretildiği bir ildir. 19. yüzyılda Çaycuma Bucağı'nın Gaca Köyüne bağlı Kokaksu Deresinin ağzında bir mahalle olarak kurulan Zonguldak, maden kömürünün bulunması ve kömür ocaklarının açılması sonucu yerleşime açılmıştır.

01 Nisan 1924’de il olan Zonguldak’ın, Bartın ve Karabük İlçelerinin il olmasından sonra sınırları ve nüfusu değişmiştir. Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey ve Ereğli İlçelerinden oluşan yüzölçümü 3.481 km2 ve 2000 yılındaki toplam nüfusu 615.599 kişidir.

Tarihçe

Zonguldak adının kaynağına ilişkin üç değişik görüş bulunmaktadır. Birinci görüş, kent merkezinin Üzülmez Deresi'nin ağız kısmında yer alması ve derenin ilk çağda "Sandra" adıyla anılması, burada kurulan yerleşmenin de "Sandaraca" adını taşıması nedeniyle, zamanında bu adın Zonguldak'a dönüştüğünü savlamaktır. İkinci görüşe göre, yörenin sazlık ve bataklıklarla kaplı olması ve bunun yörede "Zongalık" olarak adlandırılmasına bağlı olarak, sözcüğün zamanla değişerek bugünkü halini aldığı şeklindedir. Son görüşe göre ise kent adını, ocakları ilk eşleten Fransız ve Belçika şirketlerinin kentin hemen yanındaki Göldağı mevkiini nirengi noktası almaları sonucu, Göldağı kesimi ya da bölgesi anlamına gelen "Zone Ghuen Dagh" ın Türkçe okunuşundan almıştır.
Bugüne kadar yapılmış araştırmalar, bölgede Türk hâkimiyetinin kesin olarak tesis edildiği 15. yy sonlarına kadar İyon, İran, Pontus, Roma, Doğu Roma (Bizans) ve Ceneviz hâkimiyeti dönemlerinin yaşandığını ortaya koymuştur. Zonguldak, Ereğli’nin 1380’li yıllarda Cenevizliler’den para karşılığı satın alınmasından ve Eflagan (Eflâni)‘ın ele geçirilmesi ve “İsfendiyar İlinde Bir Osmanlı Ucu” olmasından sonra da, Cumhuriyet Döneminde önemli bir maden ve sanayi şehri haline gelmiştir. M.Ö. 6. ve 7. yy.larda Zonguldak’ta deniz kıyısı boyunca, ekonomik olarak gelişmiş yerleşim noktaları bulunmaktaydı. Karadeniz kıyısındaki ilk şehirler, Sinope (Sinop), Trapezus (Trabzon) ve Amisos (Samsun) idi. Heraklia (Ereğli) ve Amastris (Amasra) ile Tiefor (Filyos) şehirleri birkaç kuşak sonra kuruldular. Bunlardan Herakleia, hızla gelişerek Karadenizdeki ticari faaliyeti denetim altına alan doğu “Hanze” örgütünün başlıca merkezlerinden biri kimliğini kazandı ve verimli bir hinterlandı vardı. Zengin orman kaynakları güçlü bir donanma kurma olanağı sağladı. Herakleia, M.Ö 70 yılında Romalılarca alınınca liman yıkıma uğradı böylece ekonomik faaliyetin merkezi olmak durumundan çıktı.
Sonraki yüzyıllar için Zonguldak hakkında fazla tarihsel bilgi bulunmamaktadır. Bundan da Zonguldak’ta var olan merkezlerin siyasal ve ekonomik önemlerini kaybettikleri anlaşılmaktadır. Bizans İmparatorluğunun çökmesinden sonra, Venedik ve Cenevizliler, Amastris ve Herakleia gibi bazı Karadeniz şehirlerini egemenlikleri altına aldılar. Fakat bu dönem uzun sürmemiştir.
IX. yüzyılda Selçuklular, 1210 yılında Osmanlıların Anadolu’ya gelmeleri Ereğli ve Amasra’yı ele geçirmeleriyle bu şehirler için yeni bir devir başlamıştı. 500 yıl önce bugünkü Bartın kasabasının bulunduğu yerde var olan yerleşme merkezinin Mısır ile ticari bağlar kurdukları bilinmektedir. Fatih devrinde Amasra, Osmanlıların egemenliği altına alınınca buraya, Eflâni göçmenleri yerleştirilmişlerdir. Bunlar ticari hayatta başarı sağlayamayınca, Bartın bu bakımdan gelişme göstermeye başladı. Bu devirde Zonguldak’ın ekonomik faaliyeti, zengin orman kaynaklarıyla gemiciliğe dayanıyordu. 1822’de gemicilik, 1829’da kömür gelişmeye başlayınca ekonomik yapı çok kısa sürede değişikliğe uğradı. Taşkömürü’nün varlığı 1830’dan itibaren kesin olarak bilinmektedir.1830-1848 tarihleri arasında arama ve işletmecilik faaliyetleri hakkında çok ayrıntılı bilgi olmamakla birlikte;29 Temmuz 1843 (2 Recep 1259) tarih ve 3874 numaralı Sadaret-Sadrazamlık Tezkeresi’nde Ereğli ve Amasra’da üretilen “Vapur Kömürü”nün İstanbul’da pazarlanmasından söz edilerek gerekli düzenlemelerin yapılmasından sonra Devlet hazinesine sağlayacağı katkı anlatılmaktadır.

1848’de yapılan inceleme ve düzenlemelerle "taşkömürü bulunan yerler" saptanarak "havza sınırları" ilk kez tanımlanmıştır. I.Abdülmecid’in fermanıyla; Taşkömürü Havzası “Evkaf-ı Celile-i Mülükane" (Vakıflar İdaresi Mülkleri) topraklarına dahil edilmiş, I.Abdülmecid Vakfı adına tapulanmıştır. İdaresi ve işletilmesi de Hazine- i Hassa’ ya (saray bütçesi) verilmiştir.Taşkömürü Havzasından elde edilecek yıllık kira bedeli Evkaf Nezareti (vakıflarla ilgili işleri yürüten örgüt) denetiminde, dini hayır kurumlarına tahsis edilmiştir.

Taşkömürü havzasında üretimin arttırılması için işgüçü ve taşıma ekliklerinin giderilmesi zorunluluğu doğmuştur. Padişah I. Abdülaziz’ in (1861-1876) emriyle, havzanın yönetimi 10 Şubat 1865’ de Bahriye Nezaretine devredilerek, Maadin-i Hümayun Nazırı ve aynı zamanda Ereğli Kaymakamı unvanıyla birlikte Mirliva (Tuğamiral) Dilaver Paşa atanmıştır. Havzasının yönetimini elinde bulunduran Bahriye idaresi tarafından 26 Nisan 1867 tarihinde, "Ereğli Maden-i Hümayun İdaresinin Nizamnamesi" yapılmıştır.

1864’ de Osmanlı taşra yönetimindeki yapılanma ile eyalet,sancak,kaza ve ağa yerine vilayet (vali), sancak (mutasarrıf), kaza (kaymakam), Nahiye (müdür) ve Köy (muhtar) idari düzeni getirilmiştir. 1867 tarihli tüm vilayetleri kapsayan "Vilayet Nizamnamesi" ne göre Kastamonu Vilayetinin Merkez, Sinop, Çankırı ve Bolu olmak üzere 4 sancağı, 21 kazası ve 30 nahiyesi bulunmaktadır. Bolu Sancağının; Merkez, Göynük, Düzce, Ereğli, Bartın ve Gerede olmak üzere 6 kazası ve 30 nahiyesi bulunmaktadır. Bu düzenleme ile Amasra nahiyesi de, 58 köyü bulunan Bartın kazasına bağlanmıştır. Bartın ve Amasra’ nın Dilaver Pata Nizamnamesi (Teamülname) gereği Ereğli Kaymakamlığı sınırları içinde olması taşkömürü havza sınırları ile ilgilidir.

1865’de Dilaver Paşa, Maadin-i Hümayun Nazırı ve aynı zamanda Ereğli Kaymakamı unvanıyla birlikte atanmıştır.Ancak, bu tarihlerde Ereğli Kaymakamlığı ve Maden Müdürlüğü ünvanlarının birbirinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.

TBMM Hükümeti, 20 Nisan 1920’ de Devrek, Ereğli, Mudurnu, Bartın, Göynük ve Zonguldak’ı Bolu Bağımsız mutasarrıflığından ayırarak, Kastamonu vilayetine bağladı. 14 Mayıs 1920’de de Zonguldak kazasını mutasarrıflık haline getirilerek, Kaza Kaymakamı Ahmet Cevdet Bey mutasarrıf vekili olarak görevlendirilmiştir. TBMM’ nin ilk mutasarrıflık yaptığı ilçe olarak tarihteki yerini alacaktır.

Türkiye Cumhuriyetinin İlk İli Zonguldak; 1 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilat- ı Esasiye Kanunu’ nun 60. maddesine göre sancaklar kaldırılınca, Zonguldak bağımsız mutasarrıflığı, Vilayet yapılmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte çağdaş kentleşme konusunda ilk ve öncü olarak planlanmış şehirlerden biri olarak giderek hızlı bir gelişme ve büyüme göstermiştir.

BİLGİLERİN TOPLANMASI VE DÜZENLENMESİ DEVAM EDECEKTİR.

©2007 ismail karahan Tüm hakları saklıdır.